





Acting
Nicolas Kim Coppola, 7 Ocak 1964 tarihinde Long Beach, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir. Efsanevi yönetmen Francis Ford Coppola'nın yeğeni ve aktris Talia Shire'ın oğludur. Sinema dünyasının en tanınmış ailelerinden birine mensup olmasına rağmen, kariyerinin başlarında kendi kimliğini oluşturmak ve nepotizm iddialarından kaçınmak amacıyla soyadını çizgi roman karakteri Luke Cage ve besteci John Cage'e bir saygı duruşu olarak "Cage" şeklinde değiştirmiştir. Oyunculuk kariyerine 1980'lerin başında "Fast Times at Ridgemont High" (1982) gibi filmlerde küçük rollerle başlayan Cage, kısa sürede "Valley Girl" (1983), Alan Parker'ın yönettiği "Birdy" (1984) ve Coen Kardeşler'in kült komedisi "Raising Arizona" (1987) gibi yapımlardaki başrolleriyle dikkat çekti. Cher ile başrolü paylaştığı "Ay Çarpması" (Moonstruck) (1987) filmindeki performansıyla Altın Küre adaylığı kazanarak yeteneğini kanıtladı. David Lynch'in "Vahşi Duygular" (Wild at Heart) (1990) filmindeki rolüyle de cesur ve sıradışı karakterleri canlandırmaktaki başarısını pekiştirdi. Kariyerinin zirvesine ise Mike Figgis'in yönettiği "Elveda Las Vegas" (Leaving Las Vegas) (1995) filminde canlandırdığı alkolik senarist Ben Sanderson karakteriyle ulaştı. Bu rol, ona En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü (Oscar) ve Altın Küre Ödülü başta olmak üzere çok sayıda prestijli ödül kazandırdı. Bu başarının ardından 1990'ların ikinci yarısında "Kaya" (The Rock) (1996), "Hava Konvoyu" (Con Air) (1997) ve "Yüz Yüze" (Face/Off) (1997) gibi gişe rekorları kıran aksiyon filmleriyle Hollywood'un en aranan aksiyon yıldızlarından biri haline geldi. 2000'li yıllarda "Adaptation." (2002) filmindeki çifte rolüyle ikinci kez Oscar'a aday gösterildi ve "Büyük Hazine" (National Treasure) (2004) serisi gibi ana akım filmlerle ticari başarısını sürdürdü. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde, bağımsız filmlerden doğrudan video platformlarına çıkan yapımlara kadar oldukça üretken bir tempoyla çok sayıda projede yer aldı. Bu dönem, onun kendine has ve zaman zaman abartılı bulunan "Cage Rage" olarak da bilinen oyunculuk tarzını sergilemekten çekinmediği bir süreç oldu. Son yıllarda "Mandy" (2018) ve özellikle büyük beğeni toplayan "Pig" (2021) gibi filmlerle eleştirmenlerden tam not alarak kariyerinde güçlü bir geri dönüş yaşadı. Kendi kariyerine ve şöhretine esprili bir bakış açısı sunan "Yetenekli Bay Cage" (The Unbearable Weight of Massive Talent) (2022) filmiyle de sinema dünyasındaki ikonik yerini bir kez daha kanıtladı. Nicolas Cage, sinema tarihindeki en özgün, korkusuz ve üretken aktörlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Acting
Emily Jean "Emma" Stone (d. 6 Kasım 1988), Akademi ödüllü Amerikalı oyuncudur. 2010 yılında Adı Çıkmış filmiyle tanınmaya başlanıldı. 2014 yılında oynadığı Birdman filmiyle uluslararası alanda başarı sağladı. 2016 yılında oynadığı Aşıklar Şehri filmiyle olumlu yorumlar aldı. Stone, ev hanımı Krista (evlilik öncesi soyadı Yeager) ve müteahhit olan Jeff Stone'un kızı olarak doğdu. Kendisinden iki yaş genç bir erkek kardeşi bulunan Stone'un, büyükbabası İsveç kökenliydi ve ailesinin soyadı Ellis Adası'ndan ABD'ye göç ederken "Stone" olarak İngilizce'ye uyarlandı. 11 yaşındayken, Söğütlükte Rüzgâr adlı oyunda ilk sahne deneyimini yaşadı. İki yıl evden eğitim gördü, bu esnada içlerinde The Princess and the Pea, Cinderella, Alice in Wonderland ve Joseph and the Amazing Technicolor Dreamcat oyunlarının bulunduğu Valley Youth Tiyatrosu'ndaki 16 yapımda yer aldı. Oyunculuk hayatının peşinden gitmek için Kaliforniya'ya taşınmasına ikna etmek adına ailesine, "Project Hollywood" isimli Madonna'nın "Hollywood" şarkısı hakkında hazırlanmış bir PowerPoint sunumu hazırladı. Liseyi bıraktı ve Ocak 2004'te, 15 yaşındayken annesiyle Los Angeles'taki bir apartmana taşındı ve gün içerisinde yetenek sınavlarını verebilmesi için evden eğitim gördü. Scottsdale, Arizona'da doğan ve büyüyen Stone, oyunculuk hayatına 2000 yılında çocukken oynadığı Söğütlükte Rüzgâr adlı tiyatro yapımı ile başladı. Gençliğinde annesiyle birlikte Los Angeles'a taşındı ve televizyon hayatına 2005 yılında oynadığı The New Partridge Family adlı TV filmi ile başladı. Küçük televizyon rollerinden sonra 2007 yılında Çok Fena filmiyle sinema hayatına başladı ve Genç Hollywood Ödülü kazandı. 2010 yılında ilk başrolü Adı Çıkmış filminde oynadı ve ilk Altın Küre adaylığını elde etti. 2011 yılında Çılgın Aptal Aşk ve Duyguların Rengi filmleriyle çıkışını sürdürdü. 2014 yılında Birdman filminde oynadı ve ilk Akademi adaylığını elde etti. 2016 yılında Aşıklar Şehri filmiyle Akademi, Altın Küre ve BAFTA ödüllerini kazandı.

Acting
Zoë Yadira Saldaña Nazario, 19 Haziran 1978 tarihinde Passaic, New Jersey, ABD'de dünyaya gelmiştir. Dominikli bir baba ve Porto Rikolu bir annenin kızı olan Saldaña, çocukluğunun ilk yıllarını New York, Queens'te geçirdi. Dokuz yaşındayken babasını trajik bir trafik kazasında kaybetmesinin ardından ailesiyle birlikte Dominik Cumhuriyeti'ne taşındı ve burada prestijli bir dans akademisinde bale eğitimi alarak sahne sanatlarına olan büyük yeteneğini keşfetti. On yedi yaşında New York'a döndükten sonra "Faces" ve "New York Youth Theater" gibi tiyatro gruplarına katılarak oyunculuk kariyerinin temellerini attı. Ekrandaki ilk çıkışını 1999 yılında hit dizi "Law & Order"daki bir bölümle yapan Saldaña, sinemaya adımını dans geçmişinin de büyük yardımıyla "Center Stage" (2000) filmiyle attı. "Crossroads" (2002) ve "Drumline" (2002) gibi filmlerde dikkatleri üzerine çektikten sonra, geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan ilk önemli rolünü "Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti" (Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl) (2003) filmindeki cesur korsan Anamaria karakteriyle elde etti. Steven Spielberg'in yönettiği "Terminal" (The Terminal) (2004) filminde de akılda kalıcı bir performans sergiledi. Saldaña'nın kariyerini zirveye taşıyan ve onu küresel bir yıldıza dönüştüren yıl ise 2009 oldu. Aynı yıl içinde hem J.J. Abrams'ın yeniden başlattığı "Star Trek" (2009) serisinde ikonik Nyota Uhura karakterine hayat verdi hem de James Cameron'ın sinema tarihini değiştiren gişe rekortmeni "Avatar" (2009) filminde Na'vi prensesi Neytiri'yi canlandırdı. Bu iki devasa yapım, onu modern bilimkurgu ve aksiyon sinemasının en aranan kadın oyuncularından biri haline getirdi. Aksiyon türündeki tek başına liderlik başarısını başrolünde yer aldığı "Colombiana" (2011) filmiyle bir kez daha kanıtladı. Saldaña'nın popüler kültürdeki sarsılmaz konumu, Marvel Sinematik Evreni'ne katılarak "Galaksinin Koruyucuları" (Guardians of the Galaxy) (2014) filminde ölümcül suikastçı Gamora karakterini canlandırmasıyla daha da güçlendi. Bu ikonik rolü serinin devam filmlerinin yanı sıra "Avengers: Sonsuzluk Savaşı" (Avengers: Infinity War) (2018) ve "Avengers: Endgame" (2019) gibi milyar dolarlık dev yapımlarda da sürdürdü. Sinema tarihinde gelmiş geçmiş en çok hasılat yapan filmlerin dördünde (ilk iki Avatar filmi ve son iki Avengers filmi) başrol oynama gibi eşine az rastlanır ve kırılması zor bir rekora sahip olan yetenekli oyuncu, kendi yapım şirketini kurarak sektördeki varlığını genişletti. Yakın dönemde "Avatar: Suyun Yolu" (Avatar: The Way of Water) (2022) ile Neytiri rolüne geri dönen, Marvel evrenindeki serüvenini "Galaksinin Koruyucuları 3" (Guardians of the Galaxy Vol. 3) (2023) ile tamamlayan ve "Special Ops: Lioness" (2023) gibi iddialı televizyon projelerinde başrol oynayan Saldaña, çok yönlü kariyerini güçlü projelerle başarıyla sürdürmektedir.

Acting
Mark Sinclair, sahne adıyla Vin Diesel, 18 Temmuz 1967 tarihinde Alameda County, Kaliforniya'da dünyaya gelmiş, ancak New York'un sanatçı mahallesi Greenwich Village'da tiyatro yönetmeni üvey babası ve astrolog annesi tarafından büyütülmüştür. Sanatla iç içe bir ortamda yetişmesi, onun küçük yaşlarda sahne sanatlarına ilgi duymasına yol açmış; henüz yedi yaşındayken bir çocuk oyununda rol alarak oyunculukla tanışmıştır. Gençlik yıllarında oyunculuk tutkusunu sürdürmüş, ancak kariyerinin ilk dönemlerinde maddi zorluklar yaşamış ve New York kulüplerinde güvenlik görevlisi (bouncer) olarak çalışmıştır. Bu dönem, ona hem hayat tecrübesi katmış hem de daha sonra canlandıracağı sert karakterler için bir nevi ilham kaynağı olmuştur. Oyunculuk kariyerinde istediği fırsatları bulamayınca kendi şansını yaratmaya karar veren Diesel, 1995 yılında yazdığı, yönettiği ve başrolünü üstlendiği kısa film Multi-Facial'ı çekmiştir. Kendi deneyimlerinden yola çıkan bu film, Cannes Film Festivali'nde gösterilme başarısı yakalayarak ünlü yönetmen Steven Spielberg'in dikkatini çekmiştir. Spielberg, Diesel'in potansiyelinden etkilenerek ona Er Ryan'ı Kurtarmak (Saving Private Ryan, 1998) filminde özel olarak bir rol yazmış ve bu rol, Diesel'in Hollywood'daki kariyerinin kapılarını aralamıştır. Hemen ardından Demir Dev (The Iron Giant, 1999) animasyonunda başkaraktere sesiyle hayat vermesi, onun farklı yeteneklerini de ortaya koymuştur. Asıl büyük çıkışını 2000 yapımı bilim kurgu filmi Derin Karanlık (Pitch Black) ile yapan Diesel, burada canlandırdığı karizmatik anti-kahraman Richard B. Riddick karakteriyle büyük beğeni toplamıştır. Ancak onu küresel bir yıldıza dönüştüren proje, 2001 yapımı Hızlı ve Öfkeli (The Fast and the Furious) olmuştur. Dominic Toretto karakteriyle özdeşleşen Diesel, bu filmle birlikte aksiyon sinemasının aranan yüzlerinden biri haline gelmiş ve devasa bir serinin temellerini atmıştır. Takip eden yıllarda xXx (Yeni Nesil Ajan, 2002) gibi başarılı aksiyon filmlerinde rol alarak bu türdeki yerini sağlamlaştırmıştır. Kariyerinde sadece oyunculukla sınırlı kalmayan Diesel, yapımcılığa da adım atarak One Race Films adlı prodüksiyon şirketini kurmuştur. Özellikle Hızlı ve Öfkeli serisinin sonraki filmlerinde yapımcı olarak da görev alarak serinin kreatif yönünde önemli bir rol oynamış ve "aile" temasını merkeze alarak markayı milyarlarca dolarlık bir fenomene dönüştürmüştür. Ayrıca, Marvel Sinematik Evreni'nde canlandırdığı Groot karakterine sadece "Ben Groot" ("I am Groot") repliğiyle hayat vermesine rağmen, ses tonu ve duyguyu aktarma biçimiyle büyük sempati toplamış ve karakterin popülerleşmesinde kilit rol oynamıştır. Riddick ve xXx serilerini de devam ettirerek kendi yarattığı markalara olan bağlılığını göstermiştir. Vin Diesel, kendine özgü derin sesi, kaslı fiziği ve genellikle sert görünümlü ama özünde değerlere bağlı karakterleri canlandırmasıyla tanınır. Oyunculuğunun yanı sıra yapımcı kimliğiyle de Hollywood'un güçlü figürlerinden biri haline gelmiştir. Bugün hala aktif olarak sinema dünyasında yer alan Diesel, özellikle Hızlı ve Öfkeli serisiyle ve diğer aksiyon projeleriyle adından söz ettirmeye devam etmektedir.

Acting
Mark Alan Ruffalo, Amerikalı aktör, film yönetmeni, yapımcı ve senaryo yazarı. 2004 yapımı Tetikçinin Gecesi isimli filmde Tom Cruise'a karşı canlandırdığı Fanning karakteri ve 2007 yapımı Zodiac'taki dedektif Dave Toschi rolleriyle ile tanınır. uffalo 1996 yapımı The Dentist, 1998 yapımı Safe Men gibi filmlerde küçük rollerde yer aldı. Yazar Kenneth Lonergan ile tanıştıktan sonra onunla çalışmaya başladı ve yazarın birçok oyununda yer aldı. Bu oyunlardan biri de This is Our Youth (1998) idi. Bu oyundaki rolü Ruffalo'ya başrolünü Laura Linney ile paylaştığı ve Linney'nin kafası karışık, problemli kardeşi Terry'i canlandırdığı You Can Count on Me filminde oynamasını sağladı. Film en iyi senaryo ve en iyi kadın oyuncu dallarında Akademi Ödülleri'ne aday gösterildi. Ruffalo da filmdeki performansı ile övgüler aldı ve Marlon Brando'nun gençliği ile karşılaştırıldı. Ayrıca, Los Angeles Film Eleştirmenleri Derneği ve Montreal Dünya Film Festivali'nde ödüllendirildi. Oyuncu, You can Count on Me'nin ardından önemli filmlerde önemli roller almaya başladı. 2002'de XX/XY'da, 2003'te Sarah Polley ile My Life Without Me'de ve Meg Ryan ile In the Cut'ta oynadı. 2004 yılında Michel Gondry'nin Eternal Sunshine of the Spotless Mind isimli filminde ve Andre Dubus'un iki kısa öyküsünü temel alan We don't Live Here Anymore'da yer aldı. Gene 2004'te Collateral'de Tom Cruise ile birlikte oynadı. Ayrıca, View From the Top (2002), 13 Going 30 (2004), Just Like Heaven (2005) ve Rumor Has It (2005) gibi romantik komedilerde başroldeydi. 2006'da New York'taki Belasco Theater'da sergilenen Clifford Odets'in Awake and Sing! isimli Tony Ödülleri'ne de aday olan oyununda oynadı. 2007'de ise Zodiac isimli filmde dedektif Dave Toschi rolündeydi. Gene 2007'de John Burnham Schwartz'ın aynı isimli romanından uyarlanan Terry George filmi Reservation Road'da yanlışlıkla bir çocuğu öldüren boşanma avukatı Dwight Arno'yu canlandırdı. Son olarak 2012 yılında vizyona giren The Avengers filminde Bruce Banner/Hulk'ı canlandırdı.

Acting
Leonardo Wilhelm DiCaprio (d. 11 Kasım 1974), Amerikalı oyuncu ve yapımcı. DiCaprio, 1990'ların başında televizyon reklamlarında görünerek oyunculuk hayatına başladı ve ardından Santa Barbara ve Growing Pains gibi dizilerde rol aldı. 1991'de Mahluklar 3 filmindeki Josh rolüyle sinema hayatına başladı. 1993 yılında Bu Çocuğun Hayatı filminde başrolde oynadı. Aynı yıl Gilbert'in Hayalleri filminde oynadı ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında ilk Akademi adaylığını elde etti. Günlük ve Romeo + Juliet filmleriyle halk tarafından tanınmaya başlandı. 1997 yılında James Cameron'un Titanik filmiyle uluslararası üne ulaşmış oldu. 2000 yılından bu yana DiCaprio, geniş bir film yelpazesinde yaptığı çalışmalarla büyük beğeni topladı. DiCaprio'nun sonraki filmleri arasında; Demir Maskeli Adam, biyografik suç draması Sıkıysa Yakala ve ileriki zamanlarda çok defa çalışacağı Martin Scorsese ile olan ilk filmi New York Çeteleri yer aldı. Ardından biyografik film Göklerin Hakimi, siyasi gerilim filmi Kanlı Elmas, suç filmi Köstebek, Yalanlar Üstüne, dram filmi Hayallerin Peşinde, psikolojik gerilim filmi Zindan Adası, bilimkurgu filmi Başlangıç, biyografik film J. Edgar, western filmi Zincirsiz dönem draması Muhteşem Gatsby ve biyografik suç filmi Para Avcısı filmlerindeki oyunculuğuyla beğeni topladı. Leonardo DiCaprio'nun Londradaki Madame Tussauds müzesindeki balmumu heykeli. DiCaprio Göklerin Hakimi ve Diriliş filmleriyle Drama Dalında En İyi Erkek Oyuncu, Para Avcısı filmiyle Müzikal ve Komedi Dalında En İyi Erkek Oyuncu Altın Küre ödüllerini kazandı. Ayrıca Diriliş filmiyle ilk Akademi ve BAFTA ödüllerini kazandı.


Acting
Lee Jun-young (이준영), 22 Ocak 1997 tarihinde Güney Kore'de dünyaya gelmiş, hem şarkıcı hem de aktör olarak kendini kanıtlamış çok yönlü bir sanatçıdır. Sahne adı Jun olarak da bilinen Lee, K-pop grubu U-KISS'in bir üyesi olarak eğlence sektörüne adım atmış, ancak kısa sürede oyunculuk alanındaki yeteneğiyle de geniş kitlelerin beğenisini kazanmıştır. Müzik kariyerine 2014 yılında popüler erkek grubu U-KISS'e katılarak başlayan Lee Jun-young, grubun enerjik performanslarına katkı sağladı. Daha sonra 2017-2018 yıllarında yayınlanan ve büyük ilgi gören idol hayatta kalma programı "The Unit: Idol Rebooting Project"e katıldı. Yarışmada gösterdiği üstün performansla erkekler kategorisinde birinci olarak büyük bir başarıya imza attı ve bu program aracılığıyla kurulan proje grubu UNB'nin bir üyesi olarak 2019 yılına kadar aktif müzik çalışmalarına devam etti. Aynı zamanda solo sanatçı olarak da şarkılar yayınladı. Müzik kariyerindeki başarısının yanı sıra oyunculuğa da ilgi duyan Lee Jun-young, 2017 yılında tvN'de yayınlanan "Avengers Social Club" dizisiyle oyunculuk çıkışını yaptı. Bu ilk rolünde canlandırdığı Lee Soo-gyum karakteriyle eleştirmenlerden ve izleyicilerden tam not aldı, doğal oyunculuğuyla dikkat çekti. Bu başarılı başlangıcın ardından 2018 yapımı "Goodbye to Goodbye" dizisindeki performansıyla MBC Drama Ödülleri'nde En İyi Yeni Erkek Oyuncu ödülünü kazanarak oyunculuk alanındaki potansiyelini kanıtladı. Oyunculuk kariyerinde hızla yükselen Lee Jun-young, "Class of Lies" (2019), "Good Casting" (2020), "Please Don't Date Him" (2020-2021) gibi çeşitli televizyon dizilerinde önemli roller üstlendi. Özellikle K-pop endüstrisini konu alan "Imitation" (2021) dizisinde canlandırdığı popüler idol Kwon Ryok ve bir rock grubunun liderini oynadığı "Let Me Be Your Knight" (2021-2022) dizisindeki Yoon Tae-in başrolleriyle hem müzik hem de oyunculuk geçmişini başarılı bir şekilde birleştirdi. Netflix dizisi "D.P." (2021)'deki kısa ama etkili rolü de onun farklı karakterlere bürünebilme yeteneğini gösterdi. Televizyondaki başarısını beyaz perdeye de taşıyan Lee Jun-young, 2022 yılında Netflix'te yayınlanan "Aşk ve Tasma" (Love and Leashes) filminde Girls' Generation üyesi Seohyun ile başrolü paylaşarak romantik komedi türündeki başarısını gösterdi. 2023 yapımı "Brave Citizen" filminde canlandırdığı lise zorbası Han Soo-kang karakteriyle kötü adam rolündeki etkileyiciliğini ortaya koydu. 2024 yılında ise uluslararası alanda büyük ilgi gören, Ma Dong-seok'un (Don Lee) başrolde olduğu post-apokaliptik aksiyon filmi "Çöl Avcıları" (Badland Hunters)'nda Choi Ji-wan karakterini canlandırarak aksiyon sinemasındaki yerini de sağlamlaştırdı. Yine 2024'te Disney+ platformunda yayınlanan "The Impossible Heir" dizisinde hırslı Kang In-ha karakteriyle başrolde yer aldı. Lee Jun-young, K-pop idolü olarak başladığı kariyerini başarılı bir şekilde oyunculukla taçlandırmış, genç yaşına rağmen geniş bir rol yelpazesine sahip olduğunu kanıtlamıştır. Hem sevimli ve romantik karakterleri hem de karanlık ve karmaşık rolleri ustalıkla canlandırabilen, çalışkanlığı ve yeteneğiyle Kore eğlence dünyasının gelecek vadeden önemli isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir.